Umre Ziyaret Yerleri Nerelerdir? (Hakkında Bilgi)

2008-06-15 01:23:00

MEDİNE-İ MÜNEVVERE'Yİ ZİYARET Peygamber Efendimizin kabrini ziyaret etmek, mescidinde namaz kılmak, Onun ve Ashabının yaşadığı yerleri görmek üzere Medine'ye doğru yola çıkan bir hacı, bu ziyaretiyle yalnızca Allah'a yakınlaşma amacı gütmelidir. Çünkü hacının İslami duyarlılığını daha da artıracak olan bir kutlu yolculuk, gerçekten Cenab-ı Hakk'ın rızasını kazanmanın önemli bir vesilesidir. Zira Cenab-ı Hak, Peygamberini ziyarete gelenleri sever ve onların, onun huzurunda yapacakları duaları geri çevirmez. Hz. Peygamber de kendisini ziyarete gelenlere şefaat edeceğini bildirmiştir. Yolculuk esnasında, bol bol salatu selam getirilmeli ve Medine'ye yaklaştıkça bu daha da artırılmalıdır. Hacı, bu ziyaretin sıradan bir ziyaret olmadığını düşünerek büyük bir tevazu, saygı ve vakarla Medine'ye girmelidir. Medine'ye girerken "Rabbim! Gireceğim yere dosdoğru girmemi sağla; çıktığım yerden de dosdoğru çıkmamı sağla. Bana katından, yardımcı bir güç ver"(9) duasını okuması güzel olur. Evlere yerleşip gerekli ihtiyaçlar giderildikten ve hazırlıklar yapıldıktan sonra, Mescid-i Nebi ve Hz. Peygamber'in kabri ziyarete gidilir. Mescid-i Nebî'yi ve Hz. Peygamberin Kabrini Ziyaret Medine-i Münevvere, İslam nurunun yeryüzüne yayıldığı Peygamber şehridir. Her karışı, İslam'ın aydınlığını insanlığa ulaştıran Allah Rasûlünün ve Sahabenin hatıralarıyla doludur. Sinesinde İslam'ın en büyük önderlerini barındırmaktadır. İslam'ın güzelliğini insanlara ulaştırabilmek için Peygamber Efendimiz buraya hicret etmiş, İslâm devleti burada kurulmuş, İslâm'ın mesajı insanlığa buradan ulaşmıştır. Rasulüllah İslâm'ı tebliğ görevini tamamladıktan sonra burada vefat etmiş ve buraya defnedilmiştir. Böylece Medine, Allah'ın en sevgili kulunu ve insanlığın gelmiş geçmiş en b&... Devamı

Sardis/ Sardeis/ Sart Neresidir? (Hakkında Bilgi)

2008-06-15 01:20:00

İzmir-Ankara karayolu üzerinde, Salihli'nin 8 km kadar batısında, bir köyün içinden ve tam orada, küçük bir köprünün üstünden geçersiniz. Köprünün altındaki derecik, bugün Sart çayı diye anılan, ilkçağ Lydia'sının pek ünlü Paktolos Çayı'dır. Ünlü olması, altın kırıntıları getirmesinden ve pek çok destan öyküsünde anılmasından ileri gelirdi. İşte bu yerde, adını Sart diye Türk ağzına uydurduğumuz tarihsel kentin alanında, kalıntıların aşağı yukarı ortasında bulunursunuz; ama nicesi hayli görkemli olan kalıntıların hemen hiç birini oradan göremezsiniz. Bu kentin tarihçesi, İÖ. 2 bin yıla kadar uzanır. Mısır hiyerogliflerinde Sardana diye geçen adı, hiç kuşkusuz, o binyıldaki batı ve güney Anadolu halkının, Luwi'lerin dilindendi. Luwi diliyle bir ölçüde hısım olan, İÖ 1.binyıl Lydia halkı dilinde, kentin adı, Sfarda'ya dönüşmüş olsa gerek. İoannis Lydus (lydia'lı İoannis ) adlı, İS 6.yüzyılda yaşamış yazar, Hellen ağzında Sardeis/Sardis olmuş adın aslının Lydia dilinde "yıl" anlamına gelen Sfardis sözcüğü olduğunu söylüyor. Sardis'in, üstelik Lydia'nın ve Lydialıların adı, Homeros'ta geçmez. İlliada'ya göre, Troia savaşları çağında ( yaklaşık İÖ 1200 ) o yöredeki halkın adı Maiones, yörenin adı da Maionia (Maiones Yurdu ) idi. Ancak, Homeros'un Sardis'i anmaması, Troia savaşları çağında kentin henüz var olmamasından değil, başka bir ad taşımasından ve İlliada'da o adla anılmasından iler gelse gerektir. Çünkü, Gediz Ovasının Marmara Gölü-Bozdağ arasındaki bölümü, tüm Anadolu'nun en bereketli yörelerinden biridir. Ve burada, özellikle Marmara Gölünün batı ve güney kıyılarınd... Devamı

Arkeoloji'nin Tarihi Nedir? (Hakkında Bilgi)

2008-06-15 01:18:00

Arkelojinin ortaya çıkışı geçtiğimiz yüz yılda yani 19. Y.Y.'de olmuştur. Daha önceleri insanlar geçmiş ile ilgili bilgileri antik tarihçilerden öğreniyorlardı. Fakat verilen bilgiler çok eskiye uzanmamaktaydı. Bunun yanısıra kutsal kitaplarda bir takım efsanevi tarihi bilgiler vermekteydi(özellikle tevrat). İlk eski eserlere ilgi ve arkeolojinin bir disiplin olarak orataya çıkması 15. ve 16. Y.Y. 'lara rastlar. Bunun nedeni Rönesans hümanistlerinin antik çağ sanat yapıtlarına yönelmeleriydi. Gene 15. ve 16 Yüzyıllarda İtalya'da papalar, kardinaller ve soylular eski yapıtları toplamaya ve yeni yeni antik sanat ürünlerinin bulunması için yapılan kazılara mali destek sağlamaya başladılar. Bu sırada Kuzey Avrupa'da da antik kültürlere benzer biçimde ilgilenen kişiler ortaya çıktı, onlarda İtalya'daki koleksiyonculara özenip eski yaptları toplamaya giriştiler. Böylece tarihte ilk kez eski yapıt koleysiyonculuğu başladı. Yunan ve Roma sanatına ilginin giderek artması ve 18. Yüzyılda İtalya'da Pompei ve Hercalaneneum adlı iki Roma kentinin kazılması arkeolojinin gelişmesinde önemli rol oynadı. J.J. Winckelmann, bu kazılar üzerinde yazdığı yazılarla ve hazırladığı değerli taş koleksiyonu kataloğuyla arkeloji alanında çalışan ilk bilim adamı oldu. Bundan sonra klasik arkeloji, bir dizi arkeloğun çalışmalarıyla daha sağlam bir temel üzerine oturmaya başladı.     Öbür taraftan Napeleon 1789'daki Mısır seferinde birlikte getirdiği bilginlere ülkedeki antik kalıntıları belgeleme olanağı verdi. Böylelekle mısır arkeolojisinin ilk adımları atıldı ve bu belgeler De******ion de L'Egypte (1808-25;Mısır'ın Tanımı) adlı yaptta yayımlandı. Bu sıralarda artık arkeoloji bir bilim olarak kabul göremeye başladı. Bu bilgilere dayanarak Jean François Champallion Hİyeroglifleri ... Devamı

Karun Hazineleri Nedir? (Hakkında Bilgi)

2008-06-15 01:15:00

Antik Çağ’da Anadolu’nun batısında yer alan, güneyi Karia, kuzeyi Mysia, doğusu Frigya, batısı Ionia ve Aiolia bölgeleri ile çevrili alana Lidya denmektedir. Ünlü tarihçi Heredot’a göre üç sülalenin yönettiği Lidya’nın son sülalesi Meermnandlar 141 yıl egemen olmuş, Lidya’nın bölgede siyasal ve ekonomik yönden önemli ülke olmasını sağlamışlardır. Saray entrikaları ile 2. sülale Heraklidlerden krallığı ele geçiren  3. sülale Mermenandlar  Kral Gyges ile başlar. Ardys, Sadyattes, Alyattes ile devam edip  Kroisos yani Karun ile son bulur. Milattan önce 7. yy’ın ilk yarısında  Gygesil’e  başlayan Lidya İmparatorluğu  parayı icat ederek insanlık tarihinde  önemli buluşlardan birini gerçekleştirmişlerdir. Bu buluş,  ilk çağ dünyasının ekonomik gelişimini bir olay olmuştur.     Lidya’nın ilkçağ dünyasının en zengin ülkesi olmasının bir nedeni Tmolos dağlarından çıkan ve Hermos Nehrine karışan,  başkent Sardes’ten geçen Paktalos  deresinin alüvyonları içindeki altındır. Buradan çıkarılan altın  Lidya’nın kaderini belirlemiştir. 3. sülalenin son kralı Kroisos babası Alyattes’in ölümünden sonra M.Ö. 560’ta  tahta geçmiş ve akıl almaz zenginliği sayesinde “Karun kadar zengin”  deyimiyle günümüze kadar taşımıştır.     Karun hazineleri hakkında bilgi edinebilmek için Lidya krallığını incelemek gerekir. M.Ö. 560-546 yılları arasında  ülkesini yöneten bu kralın dönemine ait Uşak’ın 25 km batısında ve İzmir karayolu üzerinde bulunan Güre köyü yakınlarında Lidya tümülüslerinden çıkarılarak kaçırıla... Devamı

Üniversite Lisans Öğrencilerine Burs Veren Yerler,Kurumlar,Kurul

2008-06-12 16:02:00

TÜBİTAK BURSLARI TÜBİTAK, Bilim Adamı Yetiştirme Grubu (BAYG) tarafından yürütülen Üniversite Öğrencilerine yönelik programlar Üniversite Temel Bilimler Burs Programı Üniversite Ödül Burs Programı Üniversite Öğrencileri Yurtiçi/Yurtdışı Araştırma Projeleri Destekleme Programı   Başvuru:  TÜBİTAK - BAYG Atatürk Bulvarı  No:221 06100 Kavaklıdere Ankara Tel: (312) 4685300 - 2201 Faks: (312) 4272382 BURS VEREN DİĞER KURUM VE KURULUŞLAR Abant İzzet Baysal Üniversitesi Adana Ticaret Odası Afyon Ticaret ve Sanayi Odası Akdeniz Üniversitesi Kurulmasına Yardım ve Destekleme Vakfı Aydın Ticaret Odası Bilkent Üniversitesi Boğaziçi Üniversitesi Vakfı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Ereğli Kömür Havzası Amalebirliği Biriktirme ve Yardımlaşma Sandığı Çaycuma Ticaret ve Sanayi Odası Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Eskişehir Sanayi Odası Galatasaray Eğitim Vakfı Gaziantep Üniversitesi Vakfı Hacı Ömer Sabancı Vakfı İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Araştırma, Geliştirme ve Eğitim Vakfı İzmir Ticaret Odası İzmit Ticaret Odası İzzet Baysal Vakfı Kepez Elektrik T.A.Ş. Kırıkkale Sanayi ve Ticaret Odası Ondokuzmayıs Üniversitesi Vakfı Orta Doğu Teknik Üniversitesi Geliştirme Vakfı Selçuk Üniversitesi Güçlendirme Vakfı Sema Yazar Gençlik Vakfı TED Ankara Koleji Vakfı Türk Anadolu Vakfı Türk Eğitim Vakfı Türkiye Diyanet Vakfı Uludağ Üniversitesi... Devamı