Karadeniz Bölgesinin Coğrafi Özellikleri Hakkında Bilgi

2008-05-09 22:34:00

Türkiye'nin Coğrafi Bölgeleri - Karadeniz Bölgesi   İsmini Karadeniz'den alan bölge,Sakarya Ovası'nın doğusundan Gürcistan sınırına kadar uzanır. Büyüklük bakımından bölgelerimiz arasında 3. sırada yer alır. Doğu-batı genişliği en fazla olan bölgemizdir. Bu sebeple doğusu ile batısı arasında yerel saat farkı en fazla olan bölgemizdir.   Yeryüzü şekilleri Bölgenin yeryüzü şekillerini III. jeolojik devirde Alp kıvrımları sonucu oluşan doğu- batı yönündeki Sakarya nehrinin aşağı çığırında Adapazarı il merkezinin yer aldığı Akova'da denilen ova.Kuzey Anadolu Dağları ile bu dağlar arasındaki oluklar oluşturmaktadır. Batıda üç kuşak halinde uzanan bu dağlar kuzeyden güneye doğru; Kuzey Anadolu Dağları Anadolu’nun kuzeyinde bulunan sıradağların umumi adı. Bu bölgede dağlar, batıda Marmara bölgesinde başlayıp, doğuda Güney Kafkasya’ya doğru gittikçe yükselerek, Karadeniz kıyılarına paralel birkaç sıra halinde uzanırlar. Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları, bölgenin geniş ovalarını meydana getirirler. Ovaların hemen gerisinde bulunan kıyı dağlarının yüksekliği, Rize Dağlarında 3500 metreyi aşar ve Kaçkar Tepesinde 3937 metreyi bulur.   Köroğlu dağları şeklindedir. Ortada Canik Dağları ve Doğuda ise iki kuşak halindedir. Bunlar; kuzeyde Giresun-Rize Dağları, güneyde ise Mescit, Kop ve Çimen dağları şeklindedir. Karadeniz boyunca uzanan dağların yükseltileri batıda 2000 m civarında olup, Orta Karadeniz'de 1000 m'ye kadar inmekte, doğuda ise yükselti 4000 m'ye çıkmaktadır (en yüksek yer Rize’de Kaçkar dağıdır). Dağların kıyıya paralel uzanması nedeniyle kıyıları fazla girintili - çıkıntılı değildir. Küçük koylar hariç, kıyılarda önemli girinti ve çıkıntı yoktur. Bu nedenle Sinop limanı dışında, büyük gemileri barındıracak doğal limandan yoksundur.. Güçlü dalgalar, kıyıda falez oluşumuna neden olur. Kıyılar boyuna kıyı tipi özelliğini taşır. Kızılırmak ve Yeşilırmak ağzında oluşan deltalar dışında, kıyı çoğu... Devamı

Muzaffer Tekin Neden Ordudan Atıldı?

2008-05-08 20:21:00

Ergenekon tutuklusu emekli yüzbaşı Tekin, intihar girişiminden önce bıraktığı mektupta, emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un kendisine ‘Darbe yapabilirsin diye seni ordudan uzaklaştırdık’ dediğini ileri sürdü. Türkiye'de kaos ortamı yaratıp askeri darbeye zemin hazırlamak için tedhiş eylemleri yaptığı belirlenen terör örgütü Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, ordudan darbe yapabileceği kuşkusu ile atıldığını öne sürdü. Tekin, ordudan atıldıktan sonra karşılaştığı emekli Orgeneral Necdet Öztorun’un kendisine ‘İlerde darbe yapabilir düşüncesiyle seni emekli etmeyi uygun gördük’ dediğini iddia etti. Danıştay saldırısından sonra şüpheli sıfatıyla aranırken intihar teşebbüsünde bulunan emekli yüzbaşı Muzaffer Tekin, emekli astsubay Mahmut Öztürk’e ait villada kendini yaralamadan önce yazdığı 15 sayfalık intihar mektubunun bir bölümünde ordudan atılma nedenlerini anlattı. Devamı

İlker Başbuğ Kimdir? (Hayatı-Biyografi)

2008-05-08 20:12:00

Genel Kurmay Başkanlığı görevini 4 ay sonra Yaşar Büyükanıt'tan devr alacak olan İlker Başbuğ kimdir?   Dünün 'Mareşal'i bugünün komutanı İlker Başbuğ, dört ay sonra görevi Yaşar Büyükanıt’tan devralacak. Kamuoyu onu ciddi yüz ifadesi ve konuşmalarında yaptığı derin sosyolojik tahlillerle tanıdı. Bazılarına göre ülkenin uzun süredir beklediği (!) ‘kodu mu oturtan’ komutan. Yakınlarına göre ise bambaşka biri. Örneğin, henüz Kuleli öğrencisiyken en yakın arkadaşları ‘cool görünümü’ nedeniyle ‘mareşal’ diye sesleniyordu.  İşte yeni Genelkurmay Başkanımızın bilinmeyen yönleri - Anne ve babası Makedonya’nın Manastır ilinden Afyon’a göç etti - Babası yedi yaşında vefat etti - Dedesi, anneannesi, dayısı ve teyzeleriyle büyüdü - Maddi gelirleri dedesinin emekli, annesinin dul aylığıydı - Asker olmayı, Kulelili öğrencilerin fiyakası nedeniyle istedi - Fenerbahçe taraftarı. İlk FB maçına dayısı götürdü - 27 Mayıs ve 22 Şubat olayları, üzerinde derin izler bıraktı - Annesine çok düşkündü. Şark hizmetinde bile annesi yanındaydı - Alt rütbeliler, ‘Hocam’ derdi - Felsefe ve sosyoloji düşkünü. Geniş bir klasik müzik arşivi var Makbule Hanım, Süleyman Bey’e akşam kahvesini sunduğunda, radyonun lambası artık ısınmış, ajans saati de gelmişti. İkinci Dünya Savaşı’nın son yıllarının yaşandığı o günlerde, spiker heyecansız bir ses tonuyla gelişmeleri sıralıyordu. Türkiye’nin de savaşa katılması için baskılar iyiden iyiye artmıştı. İngiltere Başbakanı Winston Churchill, “Almanlara karşı topraklarınızda bize üs açın” diyordu. Milli Şef verdiği beyanatta halkı sükûnete çağırıyordu. Vatandaş kuyruklardan şikâyetçiydi, yağ bulamıyordu. Verem hastalığının önüne geçilemiyordu. Haberlerin sonuna yaklaşıldığında, Makbule Hanım kahvesinden bir yudum daha aldı. Daralmıştı. Süleyman Bey’e döndü. Sessizce eşini izledi. Oysa yeni hayatının henüz başındaydı. Afyonkara... Devamı

Akp'nin Anayasa Mahkemesine Verdiği Savunmanın Tam Metni Ned

2008-05-07 12:43:00

14 Mart tarihihinde hakkında açılan kapatma davasından sonra Adalet ve Kalkınma Partisi 30 Nisan tarihinde dava ile ilgili ön savunmasını Anayasa Mahkemesi'ne sundu. İşte AKP'nin o savunma metninin tamamı...   AKP'NİN SAVUNMASININ TAM METNİNİ OKUMAK YA DA İNDİRMEK İÇİN AŞAĞIDAKİ PDF İKONUNA TIKLAYIN... Devamı

Ampülü Karabulutlar Sardı.!

2008-05-06 15:54:00

AKP, hakkında açılan kapatma davası ile birlikte karabulutları başında dolandırmaya başladı. Kapatılma sonrası paylaşılacak miras, Recep Tayyip Erdoğan'ın günden güne yalnızlaşması, AKP'nin politikalarını açıktan eleştiren milletvekilleri, AKP'yi ismini açıklamadan eleştiren bakanlar, AKP içinde birbirine istifa et çağrıları... AKP'nin içinde bulunduğu sıkıntıyı göstermeye yetmektedir.AKP'nin bütüncül bir parti olmadığını, "menfaatler birliği" etrafında toplaşanlar grubu olduğunu hep söylüyorduk. İşte, partinin kapatılacağı ve iktidar nimetlerinden uzaklaşacağı anlaşıldığı anda, menfaatler birlikteliği de böyle hemen dağılıvermektedir.AKP kendi içinde bu sıkıntıları yaşarken, AKP'nin basiretsiz, düzensiz, ilkesiz politikaları Türk milletini de adeta perişan etmiştir.Son bir hafta içinde vereceğim şu iki örnek AKP'nin Türkiye'yi nasıl yönettiğine ve toplum üzerinde bu yönetimin nasıl görüldüğüne dair en iyi örnek olacaktır.Recep Tayyip Erdoğan, Denizli'de bir açılış töreninde yapmış olduğu konuşmada, enflasyonun tek haneli rakamlara indirildiğini, ekonominin iyileşip büyüdüğünü söyleyince kalabalıktaki bir çiftçinin, "Sayın Başbakan, sayın Başbakan! Mazot kaç lira oldu? Ben çiftçiyim, yağ bile alamıyoruz. Sen bunları benim külahıma anlat" diye bağırması ve TEMA Vakfı Onursal Başkanı Hayrettin Karaca'nın Başbakan'ın "hep Cargill'le uğraştıkları gerekçesi" ile kendilerini azarladığını söyleyerek Erdoğan'ın "Trakya'ya bakın, Çerkezköy'e bakın" dediğini ve ona "Ben 20 yıldır Çerkezköy'e bakıyorum, duymamışsa, gözü görmüyorsa bana ne?.. İşte böyle birileri Türkiye'yi idare ediyorsa vay o ülkenin haline" demesi Recep Tayyip Erdoğan idaresindeki hükümetin toplumun birçok kesimi tarafından nasıl göründüğüne dair aydınlatıcı birer örnektir.AKP'nin Türkiye'nin içinde bulunduğu durumu düzeltme gibi bir gayreti yok, onların tek gayreti kendilerini ve yandaşlarını kurtarmak…Türk milletini, yıllard... Devamı