Dünya Nedir? (Özellikleri Hakkında Bilgi)

2008-04-29 18:26:00

Dünya güneşten tibaren üçüncü büyük gezegendir. Güneşten 149.589.000 km uzakta elipsoidal bir yörünge boyunca dönmektedir. Güneş etrafındaki bir dönüşü güneş yılı olarak tarif edilmiş olup 365 gün 5 saat 48 dakika ve 46 saniyedir. Bu dönüşünden mevsimler hasıl olur. Kutuplardan basık karpuz biçimindedir. Dünyanın yuvarlak olduğunu Avrupalılardan ilk açıklayanlar Kopernik (1540) ve Galile (1640)dir. Bundan çok daha önce dünyanın yuvarlak olup döndüğünü büyük İslam alimleri mesela, Brûn isbat etmişti. Endülüs İslam Üniversitesinde astronomi profesörü olan Nûreddn Batrûc ise 1185 senesinde yazdığı El-Hayat kitabında bugünkü astronomiyi anlatmaktadır. Pekçok Avrupalı Endülüs Üniversitesinde tahsil yapmış, fennin Avrupa’ya yayılmasına çalışmışlardır. Dünyanın ekvatordaki çapı 12.756,3 km, kutuplardaki çapı ise 12.713,6 km’dir. Ekvator bölgesinde çapın büyük olması dünyanın ekseni etrafında hızla dönüşünün neticesi olabilir. Dünyanın yoğunluğu 5.52 gr/cm3tür. Atmosferinde % 78.09 azot, % 20.95 oksijen ve az miktarda da hidrojen, karbondioksit, helyum, argon, kripton, metan, neon bulunur. Atmosferdeki su miktarı ise % 0.2-0.4 arası değişir. Dünya bir günde, yani 23 saat 56 dakika 4 saniyede kendi ekseni etrafında bir tur atar. Bu dönmesinden gece ve gündüz hasıl olur. Dünyanın ekseni yer küresi ile güneş arasındaki doğruya dik olmayıp bu doğruya dik olan aydınlanma düzlemine 23,5 derece eğik olduğu için gece ile gündüz uzunluğu yalnız ekvator üzerinde her zaman eşittir. Diğer yerlerde eşit olmayıp her ay değişmektedir. Ekvatordan kutuplara doğru gidildikçe gece ile gündüz arasındaki fark artar. Kutuplarda altı ay gündüz, altı ay gece sürer. Gece de tam gece değil yarı karanlıktır. Son yapılan ölçümler ayrıca göstermiştir ki, günün uzaması kısalması, ayın çekim kuvveti etkisi ile dünya dönüş hızında yaptığı yavaşlatma sebebiyle de değişmektedir. Güneşin, ayın ve diğer gezegenlerin çekim kuvvetleri etkisi ile 41.000 senelik bir peryotta dünyanın eğimi 23,5 derece... Devamı

Televizyonun İcadı Hakkında Bilgi (Televizyon Nasıl Bulundu)

2008-04-29 18:15:00

İskoçyalı John Logie Baird 1920'lerde Baird  Çorapaltı Çorap” icadının (çorabın altına giyilen bu çorabın ne işe yaradığı hiçbir zaman anlaşılamadı) patentini almak için uğraşırken aklına görüntü ve sesi elektronik olarak bir yerden bir yere aktarma fikri gelir. Aldığı “Yok artık, daha da neler” tepkilerine, dönemin zor şartlarına ve parasızlığa rağmen hiç yılmadan çalışır. İlk yaptığı model, şimdiki tlevizyonlara pek benzemez: Birkaç dikiş iğnesi, birkaç şapka kutusu, büyükçe bir bisküvi tenekesi, bir bisiklet lambası ve biraz mühür mumu. Ortaya çıkan alet Baird’in tam olarak istediği şey değildir, ama bir sonraki aşama için önemli bir deneyim olur. Durumdan fena halde heyecanlanan Baird teknolojik imkanların daha elverişli olduğu Soho’ya yerleşir ve içi garip hurda ve ıvır zıvırla dolu olan ilk ciddi laboratuvarını kurar 1926 yılında, ilk kez insan yüzünün görüntüsünü Televizyonda elde ediyor. Baird laboratuvarındaki dev ışıkların ısısına dayanması için ilk TV çekimlerinde özel vantrolog kuklaları kullanır. Bir süre sonra bazı deneyleri için gerçek insan gerekince, parayla genç bir ofis boy tutmak zorunda kalır ve 1924’te tarihin ilk televizyonun patenti alınır: Televisor. Oldukça ilkel koşullarda üretilen ve eski bir çay kutusunun üzerine monte edilen Televisor’ün motoru, ev yapımı bir Nipkow diskten oluşmaktadır - disk tekeri olarak şapka kutusundan kesilen yuvarlak karton, lambayı yerleştirmek için bir bisküvi kutusu, mil yerine bir dikiş iğnesi bu motor için ideal malzemelerdir. Baird’ın bulduğu ilk anten enfes bir iletken olan bir Malta haçıydı. Baird icadını Kraliyet Enstitüsü’ne resmi olarak ilk kez 26 Ocak 1926’da tanıtır, 1928’de ise ilk görüntüler Atlas Okyanusu’nun öbür yakasına, yani Londra’dan New York’a ulaşmıştır bile (fazla bir şey görmek mümkün olmasa da). Böylece Baird ilk televizyon istasyonunu kurar ve BBC için ilk televizyon y... Devamı

Kurtlar Vadisinin Teröristi Muro Yaşayacak.!

2008-04-29 13:52:00

"Kurtlar Vadisi Pusu"nun yeni karakterlerinden Muro'nun dizideki ömrü en çok beş, altı bölüm olacaktı. Ama Mustafa Üstündağ'ın canlandırdığı karakter çok beğenildi. Ancak Muro dizide bir PKK'lıyı canlandırıyor. Karakterin devam etmesi biraz riskli ama senaristler Muro'nun ömrünü uzatmanın çaresini buldular. "Muro yaşayacak, PKK ölecek!"Muro dizide "PKK İstanbul Metropol sorumlusu". İlk kez bir karakter örnek alınmadan bu kadar çok seviliyor. Mustafa Üstündağ'ın oyunculuğundaki ince ayar sayesinde dizinin seyircisi bile arttı. Hatta Cem Yılmaz'ın reklam kampanyası'nda olduğu gibi "Muro'nun bebeği" çıkarılsın diyenler bile var.PKK SEMPATİK GÖSTERİLİYORAncak Muro'nun "sevimli gösterilmesi" dizi izleyicilerini ikiye böldü. "PKK gençlere sempatik gösteriliyor" diyenler de var. Ama çoğunlukla forum sitelerinde izleyici "Muro ölmesin, PKK ölsün" diyor.MURO NASIL YAŞAYACAK?Senaristler Muro'yu yaşatmak için çare buldu. Muro dizinin esas oğlanı Polat Alemdar'ın can düşmanı olsa da reyting için yaşatılacak. Bulunan çareyse Muro'yu örgütten koparmak. Muro gerçekten saf değiştirecek mi, bu önümüzdeki bölümlerde belli olacak. Devamı

Sakarya'daki Olaylar Hakkında Bilgi

2008-04-29 12:03:00

SAKARYA’dan gelen işaret hiç de iyi değil. Tahrik edilmiş kalabalıkların neler yapabileceğini öğrenmek için ne 31 Mart (13 Nisan) 1909 olaylarına ne de 6/7 Eylül 1955 faciasına kadar gitmeye gerek var. Biz 1980 öncesinin Kahramanmaraş ve Çorum katliamını, 1993 Temmuz’unun 37 kişiyi bir otelde ölüme götüren Madımak faciasını yaşamış kuşaklarız.Onların her birinin nedeni farklıydı. Farklıydı derken Sakarya’dakine göre daha düşük bir tehlike potansiyeline sahip olaylardı demek istiyoruz. Çünkü bunların hepsinde de olayın ardından "tahrikçileri belirleme ve etkisizleştirme" sonuç almaya yetebiliyordu. Sakarya olayı kanımızca çok farklı ve maalesef çok daha tehlikeli. Sakarya olayı derken neden söz ettiğimizi kamuoyunun televizyon ve gazete haberlerinden yeterince öğrendiğini varsaymak mümkün ama yine de özetleyelim:Demokratik Toplum Partisi (DTP) önceki akşam Sakarya’daki bir düğün salonunda "Barış ve Kardeşlik Gecesi" isimli bir toplantı düzenlemiş. Belli ki Kürt kökenli insanlarımız arasındaki "dayanışma" ruhunu ve bilinciyi yükseltmeyi amaçlayan bir toplantı bu... Şiddete dönüşen bir tarafı olmadığı, yasalara aykırı bir şey yapılmadığı sürece de kimsenin karışacağı bir tarafı olmamak gerekir. Öyle olmamış. Şehit düşen Komando Çavuş Tuncay Özdemir’in yakınları ve sevenleri, Tuncay’ın 17 kilometre uzaklıktaki köyünden yola çıkıp bu toplantının yapıldığı Düğün Salonu çevresinde protestolarda bulunmuşlar. Tabii protesto orada kalmamış. Dışarıdaki kalabalık artmış. İçeridekilerin can güvenliği tehlikeye girince güvenlik güçleri önlem almaya çalışmış. Ama bu gerginlik 5.5 saat devam etmiş. O arada salondakiler arasında fenalık geçirenler olmuş. Nitekim Ebubekir Kalkacı adında biri, kalp krizi sonucu ölmüş.Şükredilecek olan iki şey var:Daha önce de yurdun orasında burasında -özellikle Sakarya’da, Malatya’da- etnik sebeplere bağlı olaylar yaşandı ama bunlar yurt genelinde etki yaratmadan unutuldu. Çünkü halkımız farklı kökenden... Devamı

Mit'ten Pkk'ya Müthiş Operasyon Hakkında Bilgi

2008-04-29 11:59:00

Türkiye, Abdullah Öcalan ve Şemdin Sakık’ın ardından yine büyük bir operasyona imza atarak, PKK terör örgütünün üç üst düzey yöneticisini “paketleyerek” Türkiye’ye getirdi. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) düzenlediği operasyon, Kuzey Irak’ın 20 kilometre içinde gerçekleştirildi. Kanal D’nin haberine gere, MİT’in özel ekipleri, üç PKK yöneticisini 13 askerimizin şehit edildiği Dağlıca’nın hemen karşısında yer alan Şeladze Bölgesi’nde toplantı halinde ani bir operasyonla ele geçirdi. Şubat ayında Kuzey Irak’a yapılan kara harekatı teröristlere çok ağır bir darbe vurmuş, PKK’nın hiç beklemediği kış harekatı, örgütün birçok üssünü yerlebir ederek 300’e yakın militanını da yoketmişti. Bu harekatın ardından bölgede önemli istihbaratlar elde eden MİT de, özellikle üst düzey yöneticileri izlemeye almıştı. Örgüte yönelik ardarda gelen darbeler, yönetim kadrosunda paniğe neden olurken, çöküntüye giren militanları denetleyebilmek için örgüt yöneticilerinin almaya çalıştıkları acil önlemler “istihbarat zafiyetine” neden oldu. Bu açığı uzun süredir bekleyen MİT, örgütün bölgedeki aktif güçlerini organize eden ve örgüte eleman sağlayan üç üst düzey yöneticinin K.Irak’taki Şeladze Bölgesi’nde bir kampta toplanacağı bilgisine ulaştı. Biri yaralı ele geçtiToplantı yeri ve zamanı belirlenince MİT’in operasyon timleri harekete geçti. Koordinatları belirlenen bölgeye helikopterle ulaşan timler, kısa süren bir çatışmanın ardından üç örgüt yöneticisini ele geçirdi. Operasyon sırasında MİT timlerine direnmeye çalışan bir terörist vurularak etkisiz hale getirildi. Yaralıyla birlikte diğer iki terör örgütü yöneticisini de “paketleyen” MİT elemanları, Türkiye’ye döndü. Asker havadan vurduOperasyonun ardından yine MİT’in verdiği istihbaratla asker de bölgeye hava harekatı başlattı. Hava harekatıyla birlikte bölgedeki tüm terörist unsurlar yokedildi. Ele geçi... Devamı